T.C. YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ
E. 2009/29486 K. 2012/3539 T. 22.2.2012
• İFTİRA SUÇU (Sanığa Ait Olan Taşınmaz Hakkında Açılan Kira Uyarlaması Davasında Sanığın İmzanın Sahte Olduğunu İddia Ederek Yakınan Aleyhine Savcılığa Şikayette Bulunduğu/Bu Soruşturma Sırasında İmzanın Kendisine Ait Olduğunun Tespit Edildiği – İftira Suçunun Yasal Öğelerinin Oluştuğu)
• HUKUKA AYKIRI FİİL İSNADI (İle Sanığın Eylemleri İle İftira Suçunun Yasal Öğelerinin Oluştuğu – Sanığın Kastı Bulunmadığı Biçimindeki Yasal ve Yeterli Olmayan Gerekçeyle Sanığın Beraatine Karar Verilemeyeceği)
5237/m.267
ÖZET : Sanığa ait olan taşınmaz hakkında, açılan kira uyarlaması davasında kira sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığını, imzanın sahte olduğunu iddia eden sanığın yakınan aleyhine şikayette bulunduğu, yapılan soruşturmada alınan bilirkişi raporuna göre şikayete konu kira kontratındaki imzanın sanığın eli ürünü olduğunun tespit edildiği ve katılan hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, bu şekilde gerçekleştiği kabul edilen eylemde iftira suçunun yasal öğelerinin oluştuğu gözetilmeden, kastı bulunmadığı biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanığın beraatine karar verilmesi hukuka aykırıdır.
DAVA : Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
KARAR : Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığa ait olan taşınmaz hakkında, açılan kira uyarlaması davasında, davacı tarafça mahkemeye ibraz edilen kira sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığını imzanın sahte olduğunu iddia eden sanığın Karşıyaka C. Başsavcılığına yakınan aleyhine şikayette bulunduğu yapılan soruşturmada alınan 16.01.2006 tarihli bilirkişi raporuna göre şikayete konu kira kontratındaki imzanın sanığın eli ürünü olduğunun tespit edildiği ve bu nedenle katılan hakkında kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiği bu şekilde gerçekleştiği kabul edilen eylemde iftira suçunun yasal öğelerinin oluştuğu gözetilmeden kastı bulunmadığı biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanığın beraatine karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
Karşıyaka C.Başsavcılığının 2005/30720 soruşturma sayılı dosyasında kovuşturmaya yer olamadığına ilişkin kararın dayanağını oluşturan, suça konu kira sözleşmesi üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun aslı veya onaylı bir örneğinin denetime olanak verecek şekilde dosya arasına alınmadan eksik soruşturmayla hüküm kurulması,
SONUÇ : Yasaya aykırı ve katılan M… Ö… vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22.02.2012 tarihinde karar verildi.
ÖZET : Suç tarihinde ebe olarak görev yapan sanığın, aynı hastanede Başhekim olan temyiz davasına konu iftira suçunun katılanı hakkında zorla ırzına geçtiği iddiasıyla şikayetçi olması, yapılan soruşturmada tutuklamadan sonra şikayetinden vazgeçerek, zorla ırzına geçildiği iddiasının doğru olmadığını bildirmesi karşısında, hangi beyanının diğerine üstün tutulduğunu dosyadaki kanıtlarla birlikte değerlendirip takdir etme yetkisi mahkemeye ait olup, dosyada tanık anlatımları da bulunmasına ve dava açılması için yeterli şüphe nedeninin oluşmasına karşın soruşturmayı yapan Cumhuriyet Savcısının kamu davası açmak yerine delil taktiri yaparak mağdurenin sonraki beyanını önceki beyanına üstün tutmak suretiyle başhekim hakkında ırza geçme suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi iftira suçunun kesin kanıtı değildir. Şikayet hakkı kullanılırken, belirli bir kimseye suç oluşturan bir eylemin yüklenmesinin şikayetin doğal sonucu olduğu gözetilmelidir.
DAVA : Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun niteliği, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü :
KARAR : Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Anayasanın 74.ncü maddesinde düzenlenen şikayet hakkı kullanılırken, belirli bir kimseye suç oluşturan bir eylemin yüklenmesinin şikayetin doğal sonucu olduğu gözetildiğinde;
Suç tarihinde P… Devlet Hastanesinde sözleşmeli ebe olarak görev yapan sanık F. A.’ın aynı hastanede Başhekim olan temyiz davasına konu iftira suçunun katılanı T. Ç. hakkında zorla ırzına geçtiği iddiasıyla şikayetçi olması, yapılan soruşturmada T. Ç.’ın tutuklanmasına karar verilmesi üzerine de tutuklamadan 14 gün sonra el yazılı dilekçesiyle şikayetinden vazgeçerek, zorla ırzına geçildiği iddiasının doğru olmadığını bildirmesi karşısında;
F. A.’ın hangi beyanının diğerine üstün tutulduğunu dosyadaki kanıtlarla birlikte değerlendirip taktir etme yetkisi mahkemeye ait olup, dosyada tanık anlatımları da bulunmasına ve dava açılması için yeterli şüphe nedeninin oluşmasına karşın soruşturmayı yapan Cumhuriyet Savcısının kamu davası açmak yerine delil taktiri yaparak mağdure F.’in sonraki beyanını önceki beyanına üstün tutmak suretiyle T. Ç. hakkında ırza geçme suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar vermesi iftira suçunun kesin kanıtı olamayacağı görüşüyle tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
SONUÇ : Eyleme ve yükletilen suça yönelik O yer Cumhuriyet Savcısı ile katılanın temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye aykırı olarak, temyiz davasının esastan reddi ile hükmün ONANMASINA, 18.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.